Bağımlılık ilanı

İNSAN, YAŞAMI VE KURALLARINI SÜREKLİ OLARAK İNKAR ETMEKTEDİR. OYSA; YAŞAM, TÜM HAYATLARI KAPSAMAKTADIR, KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ BİRİNİ DEĞİL

“Gözden uzak, gönülden uzak” deyimi, birbirinden uzak olan insanların zamanla aşklarını kaybettiklerini anlatır.
Tam anlamı: “Aşkın ve dostluğun devamı, insanların sürekli karşılaşmalarına ve birbirleriyle olan ilişkilerine bağlıdır.”
Böyle düşünürsek, sonuç çok daha vahim bir açıklama getirir; “Primat zihnin korku temelli güvenlik limanı… Köleliğin en iyi açıklaması… Nedensellik ilkesinin inkarı… Travmatik zihnin bağımlılık beyanı…”
İnsan, yaşamı ve kurallarını reddeder ve yukarıdaki bu örnekle adeta inkarını kusar.
Şunu çok iyi anlamalıyız; hayat, kişiselleştirilmiş bir yaşamı değil, tüm yaşamları kapsar.
Bu deyim gibi düşündüğü için sürekli dualiteye dayalı kararlar verir ve gelişemez.
Primat zihniyetinin getirdiği “bölgemin tehdit dürtüsü” ile insan, bugün tanımladığı alanı kendi zihniyetiyle güvenlik güçleri ile korumaya çalışır ve “Bu alana girmeyin” uyarısında bulunur.
Devletlerin kendi aralarındaki toprak savaşları “bölgem tehdit dürtüsü”nden kaynaklanmaktadır.
Bu gerçeğin “insan öncesi dönemde yaşamış önceki canlıların güvence uğruna sınır koyma korkusunun devamı” olduğuna da değinmek gerekir.
Aksi takdirde; sınır, kara, bayrak savaşları hiç bitmeyecek.
Böyle bir düşünceye sahip bir insanın, dünyanın bir karış toprağı bile hiçbir canlıya ait değilken, primatların zihinsel yapısından kaynaklanan bu kararda ısrar etmesi tam bir sorumsuzluk örneğidir.
Kendisine ait olduğunu düşündüğü zemini bayrak denilen bir sembolle örterek daha ne kadar gizleyecektir.