Beden neden

YAŞAM CANLIDIR, EĞİTİR VE İNSAN BUNU ANLAMAK ZORUNDADIR. HER ŞEY İNSAN İÇİN YARATILMIŞ DEĞİLDİR, YAŞAM OLDUĞU İÇİN İNSAN DA OLANIN BİR PARÇASIDIR

İllüzyon, genelde ışık ve kromatik adaptasyon ile açıklanır. Bizim bir şeyi algılamamız, içinde bulunduğumuz ortamda genellikle, çevrenin ışık katkısı ile gerçekleşir. Bu duruma “Nedensellik İlkesi” denir. Ancak, insanlar bir şeyin üzerine düşen ışık dışında kendi varsayımları ile aynı şeyi farklı algılayabilir. Olan rengi, oluşan haline döndürmemiz o şey ile iletişimsiz ilişki kurmamızdan kaynaklanmaktadır. Burada bakmak ve görmek hakikati ortaya çıkar ki, yaşadığımız hayatımızın ne kadar illüzyon olduğu, sürekli ortaya atılan sanal gerçeklik yalanına inandırıldığımıza bağlı kör olduğumuzu gösterir. “Bakar kör” tabiri, bunun en net örneğidir.
Bir canlının yaşam olması, düşüncesi üzerinden değil, evrensel zekayla iletişim ve ilişki kurması ile mümkün “Olur…”
Binlerce yıldır DNA’sına müdahale edilmiş bir tür olarak, doğa yasalarından uzak öğretilerin peşinden koşan hale getirilmiş olmamız, günümüzde de bunu devam ettiren yasalara bağlı kararlar almamıza… ne yazık ki, sanal olan inançlarımız, kültürümüz ve geleneklerimizin esiri olmamıza neden olmaktadır.
Çevre neden, neden beden, beden daima çevre ile “Olur…”
Olanı oluşturduğuna inanan insan, aslında sanal gerçekliğine bağımlı hale gelmiş, bir küp içindeki hayatını sürdürdüğüne ve sürdürülebilirliğinin de yinelemek olduğuna “Bakar Kör”dür.