İnanç, karanlıktır!

İNSAN ZİHİNSEL OLARAK MANİPÜLE OLDUĞUNDAN GERÇEKLERİ GÖREMEZ. GÖRMEK İÇİN KENDİNİ SORGULAMALIDIR. KARANLIKTAN IŞIĞA, SADECE KENDİNİ SORGULADIĞINDA GEÇER

Etimolojik olarak aldatmak; “İnsanları arzuları olduğuna inandırmak, zihnen tatmin etmek, boşta bırakmak” demektir.
Bir insan birçok şeye sahip olmasına rağmen mutsuzsa, ki bu sadece egosu desteklendiği içindir. Yine bilinmelidir ki, birçok şeye sahip olan insanların neredeyse yüzde 100’ü mutsuz ölecektir. Çünkü bu insanlara bir şeye sahip olmanın yolu gösterildi. Daha fazla kazanmaya ikna edildi. Aslında, tüm hayatı zihni tarafından manipüle edildi.
Hayata gözünüzü açtığınız andan itibaren insan, geleneksel ve kültürel söylemlerle önce annesi ve babası, ardından çevresi tarafından manipüle edilmiştir.
Kişi başarılı olduğunu ve para kazandığını düşünürken gerçekte kaybettiğini bile fark edemez!
İnanç, insan biyolojisini kontrol eden bir aktarımdır.
Şu anda yeryüzünde yaşayan tüm insanlar bu aktarımın tutsağı olarak yaşamaktadır. Buna en güzel örnek günümüzde insanın para için yapmayacağı hiçbir şeyin olmamasıdır.
Aslında kazandığını düşünse de tüm hayatı boyunca manipüle edenlerin esiri olduğunu göremez. Planlarına göre hareket etmek için akılsızca kararlar verirken bile o kadar mutludur ki, gerçekte onların egosunu örtbas ettiklerini anlayamamıştır.
İnsan ne olmadığını anlamalıdır.
Ancak hata yapmaktan ve dolayısıyla kazandıklarını kaybetmekten korkan insanlar anlayamazlar. Bunun nedeni öğretilmiş inançlarıdır.
Ne olursa olsun, tüm inançlar dualite içerir. Sizi iki şekilde düşünmeye sevk eder ve öğretilerin tetiklediği koşullara göre kararlar almaya zorlar.
Anlamak için sorgulamak gerekir.
Eğitim ve öğretimin anahtarı olan sorgulama, papağan gibi bir hayatın köleleştirilmiş bir hayat olmadığının kanıtıdır.
Herkesin çok değer verdiği Albert Einstein; “Hayal gücü bilgiden daha önemlidir” diye bir açıklama yaptı.
Bu söylem de sorgulamayı engelleyen taraflı bir inançtır. Çünkü; Bilgi, hayal gücünün değil, zekanın bir sonucudur. Hayal görme bir düşüncenin ürünüdür ve her zaman geçmişe aittir. Einstein’ın icatları yeni değil, var olanın tekrarıdır.
Bu nedenle her buluşun kendisine ait olduğunu düşünen kişi, aldatıldığını görememiştir!
İnsan, öğretmen aramak yerine, öğrenmenin zekaya ait olduğunu anlamalı ve geleceği aydınlattığını görmelidir.
Sonuç olarak, şekillendirdiği alışkanlıkların inanç olduğunu görmeyen bir insan, birinin kölesi olmaktan kurtulamaz.