İstek açlığı tutuşturur

İNSAN, BİNLERCE YILLIK SÜREÇTE BİR TEK ŞEY YAPTI. O DA; KENDİNİ GÜVENCE ALTINA ALMAK ADINA LİDER-İM İNANCINA MAHKUM OLMAYA DEVAM ETTİ

İnsan, daima bir şey ister… ki, bu düşünce tam olarak kabullenilmiş bir karar içerir. Bir karar verdiğimiz anda, bu kararımızın bir hükmü kalmamış, geçmişe ait bir düşünce olmuştur. Çünkü; sırada, bir yenisi beklemektedir.
Bir şey istediğimizde, memnuniyetsizliğimizin doğası açığa çıkar, zihnimiz felç olur bu da bize şartlanmış bir zihinden hareket ettiğimizi anlatmaktadır.
Yani; şartlanmış bir zihin, her zaman daha fazlasını ister.
Bugün küresel ekonomiye baktığımız zaman sadece şunu görürüz; “Bireysel özgürlük…”
Oysa ki, bireysel özgürlük; “Zıtlık, Çatışma, Savaş, Şiddet, Mücadele, Arzu, Hırs, Bağımlılık, Kibir, Benim…” anlamına gelmektedir.
Bu anlamı yaratan düşüncenin ortaya koyduğu gerçek, insanın subliminal mesajlara bağlı yinelemesi ile oluşturulmaktadır.
Peki, bireysel özgürlüğü yaratan liderler başarılı mıdır?
İnsan, neden bir lider olmak ister… ya da, neden bir lidere teslim olmak?
Yaşamın veya düşüncenin liderle ilişkisi nedir, var mıdır?
Fikir hırsızlığı yapmak, bir şeyi koruma altına almak hatta, bir güvenlik görevlisi olmak ne demektir?
İnsan, bu soruları kendine sormadan geleceği yürürken, gelecekteki insanı ne beklemektedir?